Almanya devlet televizyonunda gerçek dışı iddialar

Almanya devlet televizyonunda gerçek dışı iddialar

Almanya devlet televizyonu ARD’nin “Tagesschau” isimli ana haber bülteninde 03.03.2017 tarihinde yapılan yayında, Türkiye’deki referandumla ilgili çeşitli iddialar ortaya koyuldu.

Sunucu Aslı Sevindim tarafından dile getirilen iddialar şunlar:

– “Türkiye’de başkan ülkeyi çıkardığı sınırsız sayıda kararnameyle yönetebilecek.”

– “Arzu ederse Meclis’i her vakit feshedebilme yetkisine sahip.”

– “Meclis gücünü ve bağımsızlığını kaybedecek.”

– “Başkan hakimlerin atanmasına veya terfi etmesine karar verebilecek.”

– “Başkan’ın yargı veya Meclis tarafından kontrolü mümkün olmayacak.”

Peki Aslı Sevindim’in öne sürdüğü iddialar doğru mu?

 

Bu iddiaları inceledik:

İddia 1: “Türkiye’de başkan ülkeyi çıkardığı sınırsız sayıda kararnameyle yönetebilecek.”

1- Öncelikle belirtmek gerekir ki Cumhurbaşkanı’nın çıkaracağı kararnameler kanun hükmünde değildir. Bu kararnameler hiyerarşik olarak Anayasa ve kanunların altında yer alır.

2- Kanunla düzenlenmiş bir alanda kararname çıkarılamaz. Kanunlar ile kararnamelerde farklı hüküm bulunması durumunda kanun hükümleri uygulanır.

3- Ayrıca Cumhurbaşkanı yalnızca yürütmeyle ilgili konularda ‘kararname’ çıkarabilir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı’nın ülkeyi kararnamelerle yönetmesi ihtimal dahilinde değildir.

 

İddia 2: “Meclis’i her vakit feshedebilme yetkisine sahip.”

1- Sunucu Aslı Sevindim’in iddiasının aksine Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde “fesih” yetkisi yoktur. Cumhurbaşkanı’nın da Meclis’in de seçimleri yenileme yetkisi vardır.

2- Seçimlerin yenilenmesi kararı alınırsa hem Cumhurbaşkanlığı seçimi hem de milletvekili seçimi birlikte yenilenir.

3- Ayrıca görev süresi beşer yıllık iki dönemle sınırlandırılan Cumhurbaşkanı, seçimleri
yenileme yetkisini kullanırsa bir görev döneminden feragat etmiş olur.

4- Üstelik ikinci döneminde bu yetkiyi kullanırsa bir daha aday olamaz ve Cumhurbaşkanlığı görevi sona erer.

 

İddia 3: “Meclis gücünü ve bağımsızlığını kaybedecek.”

1- Meclis’in gücü ve bağımsızlığı esasen mevcut sistemde yetersizdir. Çünkü parlamenter sistemin işleyebilmesi için yürütme organının Meclis’e hakim olması gerekmektedir.

2- Mevcut sistemde kanunların ezici çoğunluğu Bakanlar Kurulu tarafından “kanun tasarısı” şeklinde sunulmaktadır.

3- Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde kanun yapma, değiştirme ve kaldırma yetkisi yalnızca
Meclis’e ait olacak. Yürütme organı yasama faaliyetlerinde bulunamayacak.

 

İddia 4: “Başkan hakimlerin atanmasına veya terfi etmesine karar verebilecek.”

1- Yeni sistemde hakim ve savcıların mesleğe kabul edilmesi, atanması ve görevden uzaklaştırılması işlemlerini Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) gerçekleştirecek.

2- Adalet Bakanı ve Müsteşarı’nın doğal üye olduğu HSK’nın 4 üyesini Cumhurbaşkanı, 7 üyesini Meclis seçecek. Yani yargıyı şekillendiren HSK üyelerinin yarısından fazlasını Meclis seçecek.

3- Meclis’te yapılan HSK üye seçimi çoğulcu bir anlayışla gerçekleşecek. İlk oylamada üçte iki çoğunluk, ikinci oylamada ise beşte üç çoğunluk aranacak.

 

İddia 5: “Başkan’ın yargı veya Meclis tarafından kontrolü mümkün olmayacak.”

1- Parlamenter sistemin en büyük aksaklıklarından biri olan zayıf kuvvetler ayrılığı yeni
sistemde terk edilecek. Kuvvetlerin tam manasıyla birbirinden ayrılması sağlanacak.

2- Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde Meclis; kanun, araştırma, genel görüşme, yazılı soru ve soruşturma yollarıyla Cumhurbaşkanı’nı denetleyebilecek.

3- Yine mevcut sistemde yargılanması neredeyse imkansız olan Cumhurbaşkanı, bir suç
işlediği iddiasıyla ve Meclis’in iradesiyle Yüce Divan’da yargılanabilecek.

 

Görüldüğü üzere Almanya devlet televizyonu ARD’nin “Tagesschau” isimli ana haber bülteninde Cumhurbaşkanlığı Sistemi hakkında öne sürülen iddialar gerçek dışıdır.